Soru: Selamünaleyküm hocam. Yaklaşık bir senedir sohbetlerinizi dinliyorum. Rabbim ne güzel bir anlayış ve anlatış nasip etmiş size maşaAllah. Sizden evlatlarım ve ailem için dualar istiyorum. Ben Fransa’ya geleli 10 sene oldu. Eşim de 5 yaşında gelmiş. 30 senedir burada. Üç tane emanetimiz var; kızımız 4, oğullarımız da 2 ve 7 yaşlarında.

Büyük oğlum yazın Kur’an’a geçti. Surelerin çoğunluğunu biliyor. Kızım da subhaneke ve fatiha’yı biliyor. Onlara iyi bir anne olmaya çalışsam da bazen çığırından çıkıyor insan. Bazen çok kötü, küfür düzeyinde olmasa da pis laflar çıkıyor çocukların ağzından. Ağzınıza biber sürerim diyorum, sürüyorum da azıcık bazen. Hocam nasıl yapacağız? Sabretmeliyim ama ona hatasını nasıl anlatmalıyım? Bazen bocalıyoruz kulluk yaparken. Sizin bir sohbetiniz aklıma geliyor, devam diyorum. Yavaşlasan da, batsan da kalk yola devam diyorum. Bu dünya yolunda, sizin gibi yoldaşlar nasip ettiği için Rabbimize hamlediyorum.

İnşaAllah kesin dönüş yapmaya karar verdik. Bizlere ve evlatlarımıza dualar etmenizi ve Allah dostu dediğiniz kardeşlerinize dualar ettirmenizi, Rabbimizin bizleri bu zamanda malıyla, canıyla ve ilmiyle cihat eden kullarının arasına koymasını ve ilmimizi arttırmasını, sevdiği kullarıyla arkadaş ve yoldaş yapmasını niyaz ediyoruz.

Cevap: Selamünaleyküm.

Kardeşiniz için beslediğiniz hüsnü zannınızda mahcup olmazsınız biiznillah. Size hassaten dualar ederim, sizden de dualar beklerim. Dilerim Rabbim cennetlerinde bizi buluştursun. Rabbim size umduğunuzu, umduğunuzdan daha güzelini ihsan etsin.

Dönüş yapmakla inşaallah iyi bir karar vermişsiniz, mübarek olsun. Yavrunuzla ilgili olarak şunu bilmeniz gerekir:

– Evlat yetiştirmek tıpkı ağaç yetiştirmek gibidir. Her gün sulayacaksın, gözünün önünde tutacaksın, meyvesi ise seneler sonra gelecek! Tıpkı ağaç gibi, sakın unutmayın.

– Evlat yetiştirmek, namaz kıldığını, hacca gittiğini görmek için değildir. Evlat yetiştirmek Allah’ın rızasını kazanmak içindir. Yani sizin gayeniz, o çocuğun üzerinden meyve toplamak olmamalıdır. Siz yapacağınızı yapın, duanızı edin, sabrınızla yoğrulun; karşılığını ise Allah’tan bekleyin. O verirse tam verir. Çocuktan bekleyen anneler babalar, yani çocuğu üzerinde görmek isteyenlerin pek çoğu göz yaşları ile ayrıldılar bu dünyadan. Aman dikkat edin; kimden karşılık bekleyeceğinizi iyi belirleyin.

– En iyi çocuğun sahibi olmak için istekte bulunun, alttan almayın isterken ama kadere de tam rıza gösterin. En iyi çocuğu isteyin ama en sorunlu çocuğun annesi olmaya da hazır olun. İmtihan budur. Bu usulü izlerseniz, şeytan sizi delirtemez. Gerçekçi olmak da bunu gerektirir.

– Çocuğunuzu çevreden korumanız, eğitmenizin birinci basamağıdır. Mesela bir cüz Kur’an ezberletmeyi mi yoksa, bir ay etkilenebileceği akraba dahil yabancılardan uzak tutmayı mı diye bir tercih ile karşılaşırsanız, ikincisini tercih etmekte tereddüt etmeyin. Kur’an’ı sonra da ezberletebilirsiniz ama alacağı kötü izleri yıllarca silemeyebilirsiniz.

– Çocuklarınız konusunda başınıza gelebilecek en büyük tehlike, eşler olarak onlar hakkında tartışmanızdır. Anne ve baba olarak tartıştığınızda şeytan kıs kıs gülecektir size haberiniz olsun. Tartışmaktansa, beğenmeseniz de eşinizin dediği olsun. Hiç olmazsa eğitimin diğer konularında sizin dediğiniz olur ve başarılı olursunuz.

– Eşinizle mükemmel denebilecek düzeyde eşlik yapın. Bunaldıkça birbirinize sarılın. Daraldıkça birbirinizi rahatlatın.

– Çocuğunuzun her yaşı hatta her ayı ve hatta her günü kendi başına özeldir. Sakın dört yaşındaki günlerini beş yaşında beklemeyin. Ne demiştik, ağaç gibi; geçen seneki ağaç bu seneki hiç olamaz. Her sabah kalktığınızda, yeni bir çocukla karşılaşmaya hazır olun. Bunun için de ‘dün şurayı ezber biliyordu, akşam bizimle namaz kılmıştı’ gibi beklentilerle oyalanmayın. Her doğan güneş, sizin için doğmasını beklediğiniz müjdelerdir şeklinde inanın ve bekleyin. Her doğan güneş, sizin için bir musibet getirebilir diye de tedbirli olun.

– Kendinize dertleşeceğiniz dostlar bulun. Bu dostlarınız şöyle olmasın:

a- Siz derdinizi anlatıyorsunuz o da kendi derdini anlatıyor, ağlaşıp gidiyorsunuz.

b- Başkalarının gıybetini ediyorsunuz, eğlenip ayrılıyorsunuz.

c- Beraber TV izliyorsunuz, birbirinize medya kritiği yapıyorsunuz.

Asla böyle olmasın. Ama şöyle dostlar bulun, bulunca da onlara mücevher gibi değer verin, sarılın, saklayın onları:

a- Bir araya gelince birbirinize ‘hakkı tavsiye ediyorsunuz, sabretmeyi öğütlüyorsunuz.’ Birbirinize cennetlerde asıl lezzeti yaşayacağınızı hatırlatıyorsunuz.

b- O size geliyor, ‘bugün bir fıkıh meselesi okuyalım’ diyor. Siz ona gidiyorsunuz ‘bugün siyerden bir bölüm açalım’ diyorsunuz. O size ‘bacı, Allah’tan kork, bu yanlıştır’ diyor. Siz de ‘çok sağ olasın’ diyorsunuz.

c- Sen rahatsız iken gelip senin çocuklarına annelik yapıyor, sen gidip onun çocuklarını teyze gibi barındırıyorsun.

d- Namazlardan sonra birbirinize dualar ediyorsunuz.

e- Senelerce o sizin evinize, siz de onun evine gittiğiniz hâlde bir kere bile olsa haremlik selamlık ilkesini bozmuyorsunuz.

Bacım, bulur bulmaz böylelerini hemen sarıl ona, hacıların Hacerulesved’i öpüp bağrına bastığı gibi sen de bu saliha kadını bağrına bas, Rabbine şükret.

– Muhakkak istişare edeceğin bir hocanız, büyüğünüz olsun. Başkalarının tecrübeleri sizin için mükemmel bir servettir. Bul ve değerlendir.

– Dua edin. Sonra dua edin. Yine dua edin. Tekrar dua edin. Duaya devam edin.

Bu kardeşiniz için de dua edin.

Selamünaleyküm.

Nureddin YILDIZ

Facebook

Twitter

Instagram

YouTube

Kaynak: Fetva Meclisi

Categories:

Comments are closed