Bugünkü sorunumuz; İslam’ın şartları başlığa altına sıkıştırmış olduğumuz kulluğu hayat nizamı hâline getirmiyor oluşumuzdur. Dünyada her şeyin mükemmeline sahip olma arayışından kendini kurtaramayanlar olarak biz...
Gün geçtikçe her şeyin sanal hâle geldiği bu asırda eğlencenin de sanallaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Önüne geçtiği elektronik bir alette gördükleriyle, izledikleriyle eğlenen, yanındaki ile muhabbet etmemesine rağmen sanal ortamda dostluklar...
İnsan bir işarete muhtaçtı. Mücadele etmek zorunda olduğu yer, tanımlanması güç olan bir yerdi çünkü. Kim bilir kaç yolcuya kucak açmış, çok geçmeden de onu bir metre toprağın altında bırakıp gitmişti dünya.